Hz. Ali’nin İhlâsı

Hz. Ali'nin İhlâsı
Hz. Ali’nin İhlâsı

Hz. Ali (Kerremallahu Veche) savaş sırasında, altına aldığı bir düşmanı öldürmek üzeriydi. Tam o sırada, düşmanı yüzüne tükürdü. Bunun üzerine Hz. Ali (k.v) düşmanını bıraktı, öldürmekten vazgeçti. Ayağa kalktı. Düşmanına, “Seni bağışlıyorum, serbestsin” dedi. Düşmanı olan savaşçı bu duruma şaşırarak,

“Beni öldürmekten seni vazgeçiren sebep nedir?” dedi. Hazreti Ali (k.v) şöyle cevap verdi: “Kılıcımı Allah yolunda ve O’nun (c.c) rızası için kullanırım. Nefsim için değil. Sen savaşırken yüzüme tükürünce, nefsime ağır geldi. Sana kızdım. O kızgınlıkla seni öldürseydim, nefsimin intikamını almış olacaktım. Allah için öldürmüş olmayacaktım.”

Hz. Ali’nin düşmanı bu sözleri duyunca gönlünde Hakk’ın nuru parladı ve imana geldi.

Bu olay üzerine, o yiğidin kabilesinden elli kadar kişi de müslüman oldu. Bu asil ve ince davranış, insanları İslâm’la şereflendirdi.

İhlas ve sevgi kılıcı, çelik kılıçtan daha keskindir. Orduları dize getirir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: “Kim Allah için sever, Allah için öfkelenir, Allah için verir, Allah için vermezse, şüphe yok ki, o müminin imanı kemal bulmuştur.” (Feyzü’l-Kadîr, 4/29)


Hz. Ali’nin İhlâsı

Mesnevi’den Hikayeler, 1. Cilt
Hz. Mevlâna