Ya Hazreti Mevlana

Ya Hazreti Mevlana
Ya Hazreti Mevlana

Kuddusi Hazretleri (k.s), bir gün Konya’ya giderek, Mevlana Celâleddin-i Rûmî Hazretleri‘nin (k.s) kabrini ziyaret etmek ister. Türbenin önüne vardığı zaman, türbedar, kapıları kilitlemiş gitmek üzeredir. Hazreti Kuddusi, türbedara, türbeyi açması için ne kadar rica ettiyse de, türbedar: “Akşam oldu, açma izni yoktur.” diyerek, onun ricasını kesin bir şekilde reddeder. Bunun üzerine Kuddusi Hazretleri, şu güzel methiyeyi okumaya başlar:

Sensin veliler şahı,
Ya Hazret-i Mevlana!
Affet şu ben gümrahı,
Ya Hazret-i Mevlana!

Bed-kar-u-avadeyim,
Pür-zenb ü bi-çareyim,
Asi yüzü kareyim,
Ya Hazret-i Mevlana!

Gayet azimdir cahın,
Mahbubusun Allah’ın,
Darü’ül-eman dergahın,
Ya Hazret-i Mevlana!

Sen şol ulu Sultansın,
Ki, server-i merdansın,
Hem maden-i irfansın,
Ya Hazret-i Mevlana!

Çün tıfl iken ey Sultan,
Eflaki ettin seyran,
Oldu melaik hayran,
Ya Hazret i Mevlana!

Muhtacınam in’am et,
Mihmanınam ikram et,
İhsanını itmam et,
Ya Hazreti Mevlana!

Kapunda çok muhtacan,
Erer murada her an,
Devrinde sürer devran,
Ya Hazret i Mevlana!

Bencileyin yok gümrah,
Lakin dedim eyvallah,
Geldim sana şey’en lillah,
Ya Hazreti Mevlana!

Ariflerin sultanı,
Dertlilerin dermanı,
Kuddusi’nin cananı,
Ya Hazret i Mevlana!

Kuddusi Hazretleri, bu şiiri okuyup son dörtlüğü söylediği anda, Mevlâna Celâleddin-i Rûmî Hazretlerinin türbesinin kapıları kendiliğinden açılır. Hz. Kuddusi türbedarın şaşkın bakışlarından habersizce ziyaretini yaparak oradan ayrılır. Ertesi gün bu hadiseyi duyan Mevlevi şeyhleri ile bir kısım ulema: “Bu, mutlaka Bor’lu Kuddusi’dir” derler.


Ya Hazreti Mevlana

Methiye, Şiir
Kuddusi Hazretleri